Sahaflık ve Günümüzde Sahaflar

sahaf kime denir

“Sahaf” kime denir?

“Sahaf” sözcüğünün aslı Arapça “sahhaf”tır. Kitap alıp satan kişi, kitapçı demektir. Fakat günümüzde sahaf sözcüğü, biraz daha ihtisaslaşmış bir kitapçı için kullanılır. Şöyle ki, her kitap alıp satan kişi sahaf olarak adlandırılmaz.

Sahaf denilince, daha çok el yazması kitaplar, haritalar, hatlar, fermanlar v.s ile değerli yerli ve yabancı basılı kitaplar, kartpostallar alıp satan, eski yazıyı biraz okuyabilen, bazı yabancı dillere, en azından kitap adlarını okuyup anlayacak kadar aşina olan kitapçılar anlaşılmaktadır. Sahaf, ayrıca, önemli yazma ya da basma kitapları bilen, onlar hakkında bilgi verebilen kitapçıdır. Zaten başarılı sahaflara bakarsak, onların, bu belirttiğimiz özelliklerin en azından bir kaçını kişiliklerinde topladıklarını görürüz.

Başlangıçta sahaflar, “varrakun” diye de adlandırılırlardı. Bilindiği gibi “varak” yaprak demektir. Bu sözcükle sahaflıkta el yazması kitap yaprağı anlaşılır. “Varrak” ise kâğıtçı ya da kağıt yapan, yazan ve satan kimsedir. “Varrakun”, yani varraklar, kitap yazdırıp satan kimselerdi. Kitaplar el yazması olarak tek nüsha olurdu. Kitapları çoğaltmak için yazıcılar devreye girerdi. Bunlara “müstensih”, el yazması kitapları çoğaltma işine “istinsah etmek”, denirdi.

Osmanlılarda ilk sahaflar, Orhan Gazi zamanında, Bursa’da, camilerin avlularında, kendilerine ayrılan yerlerde faaliyet göstermişlerdir. Bursa’da bilinen ilk sahaf, Mahmut Şeyhi’dir. Daha sonra Edirne alınınca, orada da sahaflar, camilerin çevresinde faaliyet göstermişlerdir.

İstanbul’da “ Sahaflar Çarşısı”

İstanbul’da, sahaf diye adlandıracağımız esnaf, önce Fatih Camii çevresinde ve Fatih Medresesi içerisinde, öğrencilere de kitap temin etmek amacıyla faaliyet göstermiştir. Eyüp Sultan Camii çevresinde de sahaflar vardı. Sahaflar daha sonra, Fatih Sultan Mehmet devrinin sonuna doğru, Kapalıçarşı içerisinde, şimdiki Şark Kahvesi’nin olduğu yerin karşısında yer almışlardır. Bu sokağın adı bugün de Sahaflar Sokağı’dır. Osmanlı Devleti’nin yükseliş devirlerinde Sahaflar Çarşısı, Orta Doğu’nun en önemli kitap alım- satım merkeziydi.

İstanbul’da, sahafların yazdırdıkları kitaplar için gerekli olan kâğıt ve mürekkep de gene Beyazit’te yer alan kâğıtçı ve mürekkepçi dükkânlarından sağlanırdı.

Kapalıçarşı’daki sahaflar, 1894 depremine kadar faaliyetlerini orada sürdürmüşlerdir. Depremden sonra, şimdiki Sahaflar Çarşısı’nın yerinde bulunan Hakkâklar Sokağı’na taşınmışlardır. Zamanla burası sahaf dükkânları ile doldu. Bu dükkânlar ahşap barakalar şeklindeydi.

Sahaflar Çarşısı, 1950 yılında çıkan bir yangında yandı. Yanan dükkânların yerlerine Vali ve Belediye Reisi Fahrettin Kerim Gökay tarafından, günümüzdeki Sahaflar Çarşısı inşa ettirildi. Sahaflar Çarşısı’nda yer alan dükkânlar, 1953 yılında, buralarda yalnızca kitap satmak şartı ile sahaflara verildi. Çarşının açılışı törenle yapıldı. Artık Sahaflar Çarşısı’nda sadece kitap satılacaktı. Önceleri sahaflar arasında az da olsa başka esnaf bulunmakta idi. Sahaflar Çarşısı, 1981 yılında son kez restore edilerek düzenlendi.

Bugün, Sahaflar Çarşısı’ndaki dükkânlarda kırtasiye malzemesi satılmaya başlanmıştır. Gerçek anlamda sahaf denilecek esnaf, bir iki dükkân dışında, zamanla ortadan kalkmış, el yazmalarının, değerli eski yazı taş ve hurufat baskı kitapların, her dilden değerli yabancı kitapların satıldığı çarşı eski özelliğini kaybetmiştir. En son olarak Arslan Kaynardağ, Elif Kitabevi’ni devrederek, 3 numaralı dükkânda faaliyet gösteren İsmail Akçay ise sağlık nedeni ile sahaflığı bıraktılar. İbrahim Manav’ın (Sahaf Dilmen), büyük dükkânı Beyoğlu-Tünel’de bulunan Muhittin Eren’in eski dükkânı buradadır. Ayrıca Türkmen Kitabevi, Karadeniz Kitabevi, Kitap Sarayı gibi dükkânlar, günümüzde faaliyetlerini sürdürmektedirler.

İstanbul’un diğer yerlerindeki sahaflar

Günümüzde, İstanbul’da sahaflar geniş bir alana yayılmış olarak mesleklerini sürdürmektedirler. Başlangıçta yalnızca, Beyazit Sahaflar Çarşısı’nda faaliyet gösteren sahaflar giderek İstanbul’un çeşitli semtlerine dağıldılar. Sayıları arttı. Önce, Kadıköy’de, Akmar Pasajı’nda sahaf dükkânları açıldı. Sonradan bu dükkânlar, yeni kitap satan kitapçı dükkânlarına dönüştü. Orada, Müteferrika Sahaf olarak faaliyet gösteren Lütfi Seymen, Pasaj’dan ayrılıp, aynı sokakta bir dükkânda ve Nezih Kitabevi’nin yanındaki apartmanın birinci katında faaliyetini sürdürmektedir. Kadıköy- Bahariye’de Kafkas Pasajı’nda da sahaf dükkânları vardır. Bu sahaflardan bazıları: Asuman Bektaş (Nigar Sahaf), Cumhur Kuş (Kafkas Kitabevi), Ahmet Yanpınar (Hilâl Sahaf), Bahtiyar İstekli, Engin Sahaf ve Pami Sahaf’tır. Sami Önal (Sahaf Dil-Tarih), Lütfi Bayer (Babil Sahaf), Ali Hikmet Çevikçe (Dağarcık Sahaf), Hilmi Merttürkmen, Kadıköy-Moda’da faaliyet göstermektedirler. Kadıköy, Çarşı içinde, Ruhi Okuş (Osmanlı Sahaf), Haluk Ceylândağ (İmge Sahaf) ve Tayfun Kurt’un ( Çınardibi Sahaf) dükkânları vardır. Dükkân tabelasının altında: “Hayatı anlamanın en iyi yolu kitap okumaktır. İnsan okur”, yazısı bulunan Tayfun Kurt, 2007 yılının başlarında işi bırakmıştır. Kadıköy’ün ilk sahaflarından, Emekli Deniz Albayı Ferda Anaoğul, yıllar önce, Moda’daki sahaf dükkânını kapatmıştı.

Kadıköy Postahanesi’nin arkasında, Kadıköy Çarşısı Pasajı’nda, daha ziyade çizgi roman satan kitapçılar vardır. Mehmet Özer (Özer Sahaf), İlyas Erkul (Büyülü Rüzgâr), Hasan Kabakçı (Çizgi Sahaf), Hikmet (İlgi Sahaf) ve İlker Sahaf bunlardan bazılarıdır.

İstanbul Sahaflarının yoğunlaştıkları diğer bir yer ise Beyoğlu’dur. Orada, Aslıhan Pasajında, “Beyoğlu Sahaflar Çarşısı” vardır. Halil Bingöl (Barış Kitabevi), Sener Köksümer (Destine Kitabevi), Sıtkı Altuner, (Narteks Kitabevi), Hasan Basri Karakoç (Yaşam Kitabevi), Sahaf Nermin ve daha birkaç kitapçı burada faaliyet göstermektedirler.

Galatasaray’da, Sahaf E. Nedret İşli ve Püzant Akbaş (Turkuaz Sahaf) bulunmaktadır. Turgay Erol’un, Beyoğlu, İstiklal Caddesi’ndeki Denizler Kitabevi’nde, özellikle denizcilikle ilgili kitaplar, haritalar satılmaktadır. Pera’da sahaflık yapan Uğur Güracar (Librairie de Pera) otuzdan fazla kitap müzayedesi düzenlemiştir. Ergun Hiçyılmaz’ın sahaf dükkânı da Galatasaray’da, Aynalı Pasaj’dadır. Beyoğlu’ndaki önemli bir kitabevi, İbrahim Yılmaz ve kardeşlerinin işlettiği Simurg Kitabevi’dir. Eski ve yeni kitap bölümleri ayrı birer dükkândır. Simurg Kitabevi, kitap müzayedeleri de düzenlemektedir. Simurg Kitabevi’nin karşısında Cihannüma Sahaf vardır.

Beşiktaş’ta çarşı içinde bir pasajın alt katındaki birkaç dükkânda, Üsküdar’da birkaç dükkânda, eski-yeni kitap alınıp satılmaktadır.

İstanbul’un en renkli sokak sahafı Vahan Usta’yı (Kocaoğlu) ve 40 yıldır Galatasaray Lisesi’nin yanındaki ara sokakta açtığı kitap sergisini iki yıldır artık orada göremiyorum. Beşiktaş’a taşınmış. Vahan Usta, tanıdığı müşterileri gelince, gözle kaş arasında ortadan kaybolur, çaycıya gider ve müşterisine çay ısmarlardı. Külü uzun sigarasını elinden eksik ekmezdi.

Yıllardır arşınladığımız İstanbul sahafları konusunda anlatılacaklarımız çok. Devamı başka bir zamana. Hepinize bol kitaplı günler dilerim.

Not: İstanbul sahafları ve kitap müzayedeleri konusunda daha fazla bilgi için bkz: Mustafa Duman, “Kitap Müzayedeleri ve Müzayede Katalogları Açıklamalı Bibliyografyası (1985-2000)”, Müteferrika Kitabiyat Dergisi, Sayı: 30, (Kış 2006), İstanbul, s. 107-143.

Dr.Mustafa Duman

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: