Şark’ın Şiiri: İran Sineması – Cihan Aktaş

Şark’ın Şiiri: İran Sineması - Cihan Aktaş

Şark’ın Şiiri: İran Sineması – Cihan Aktaş

Cihan Aktaş’ın Şark’ın Şiiri: İran Sineması kitabının 4. baskısı İz Yayınlarından çıktı. İran sineması konulu bu kitabında, insanlığı büyük ölçüde etkilemiş olan sinemanın dinin evrensel idealleriyle olan ilişkisini içeren büyük bir portre çiziyor. İran özelinde sinema filmlerinin değişimi, dönüşümü, Dünya sinema sahnesinde aldığı rol, kitabın ana izleğini oluşturuyor.

Öteden beri İran Sinemasının neden çok sevildiği hep merak edilmiştir. Aslında İran Sineması dendiğinde asıl konuşulması gereken konu da buydu fakat siyasî olanın daima ön planda olması buna pek fırsat vermedi.

Oysa herkes şunun farkındaydı: İran Sineması salt siyasî bir pencereden değerlendirilecek olursa yanılgıya düşülmesi kaçınılmazdı. Çünkü İran Sineması sadece didaktik bir sinema olmamış her zaman vicdanî konulara yönelmiştir. Şüphesiz bunda yönetimin ve sansürün ciddi bir tesiri olmuştur. Bu sayede yönetmenler her zaman başka bir bakış açısına, sembolizme, dolaylı anlatıma yönelmiş, büyük trajik hikâyeler yerine, küçük ve sıradan olayları kameraya almışlardır. Ayrıca yönetmenler, kadının sinemada varlığının belli ölçüde sınırlanmasından dolayı çocuklar üzerinden yeni bir anlatım dili geliştirirler.

İran’ı tanıyanlar bilir; bir taksi şoförü size Hafız divanından ezbere beyitler okuyabilir. İran’da, dükkânların duvarlarını minyatürler süsler. Hâl böyle olunca binlerce yıllık bir birikimden damıtılmış şiirsel bir irfan sineması oluşması gayet tabii karşılanabilir. Bunun için İran Sineması’na “Şark’ın Şiiri” de denmiştir.

Bunun yanında 1979 İslâm Devrimi sonrasında şu hayatî sorularla da yüzleşmek kaçınılmazdı: Modern bir çağda İslâmî bir yaşantı sürdürmenin yollarını arayan bir insanın hayatında tasvirin yeri ne olmalıdır? Sinema ile değerlerin iletilmesi mümkün mü? İslâmiyet hayatın bütün alanlarını kapsayan bir din olduğuna göre, dinî bir sinemadan söz etmek ne kadar anlamlı?

Cihan Aktaş ilk baskısı 1998’de yapılan İran sineması konulu kitabında, bu ve benzeri soruların ardına düşerek düşünmeye ve araştırmaya başlıyor. Akabinde ise insanlığı büyük ölçüde etkilemiş olan sinemanın dinin evrensel idealleriyle olan ilişkisini de içeren büyük bir portre çiziyor. İran özelinde sinema filmlerinin değişimi, dönüşümü, Dünya sinema sahnesinde aldığı rol, kitabın ana izleğini oluşturuyor.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: